• Aramaya başlamak için bir şeyler yazın...
Yarınlara Bırakılan Bugünler
Denemelerim • 13 Mayıs 2026 3 DK OKUMA

Yarınlara Bırakılan Bugünler

Bilindiği üzere biz insanlar çoğu şeyi erteleriz ve bunları ileri bir tarihte yapacağımızı söyleriz. Peki, garantimiz var mı yarına ya da yarınlara? Yok. Çünkü zaman su gibi akarken, bizim ise süremiz azalıyor. Bu süre dolduğunda herkes gibi biz de gideceğiz.

Bu süre zarfında bazen çeşitli hayaller kurarız ve hayallerimiz uğruna adeta savaşırız. Ancak bu hayalleri gerçekleştirirken neleri kaçırdığımızı hiç düşündünüz mü? Mesela hayaliniz olan bir sınava çalışırken neleri kaçırdığınızı düşündünüz mü? Ya da hayaliniz olan bir cep telefonunu almak için çalıştığınız sürede nelerden mahrum kaldığınızı? Belki de fark etmeden bir dost sohbetini, bir aile yemeğini ya da geri gelmeyecek küçük ama kıymetli anları geride bırakıyoruz.

Hayat, acı ve tatlı olayları yapısında bulunduran rengârenk bir yoldur. Bu yolda çeşitli insanlar tanırız, çeşitli dersler çıkarırız, çeşitli hatalar yaparız ve bu yoldaki zamanımızı bir şekilde harcarız. Kimi zaman koşarız, kimi zaman yoruluruz, kimi zaman da durup etrafımıza bakmayı unuturuz. Sonra bir de bakmışız ki yolun sonuna doğru gelmişiz ve hâlâ yapacak bir sürü iş var; ertelenen onca hayal, “sonra yaparım” dediğimiz binlerce aktivite…

Hani bir söz vardır, bilir misiniz: “Esas manasını kaybeden yolcu, o yoldan çoktan çıkmıştır.” Şimdi sorarım sizlere: Biz gerçekten hakkımız olan yolda mıyız, yoksa çoktan o yoldan çıktık mı?

Elinize bir kâğıt alın ve ertelediğiniz ya da “ileri bir tarihte yaparım” dediğiniz şeyleri yazın. Ama bu yazdığınız şeyler gerçekten sizin yapmak istediğiniz şeyler olsun; başkalarının sizden bekledikleri değil, sizin kalbinizde yer edenler olsun. Daha sonra bu yazdığınız şeyleri teker teker yapmaya başlayın ve hayatınızdan “Bir gün yaparım…” ile başlayan bütün cümleleri çıkarın. Çünkü hayat, kaybettiğimiz zamanı asla geri vermez. Saatler ilerler, takvimler değişir; fakat kaçırılan anlar bir daha kapımızı çalmaz.

Ölüm döşeğinde olan insanlara bir bakın, onların çaresizliğini izleyin. Onlara sorabilseniz neler sorardınız? Mesela ben, “Keşke yapmış olsaydım” ya da “Keşke yapmamış olsaydım” dediğiniz şeyler nelerdir, diye sorardım. Yüksek ihtimalle gözleri dola dola anlatırlardı. Çünkü insan bazen yaptıklarından değil, yapamadıklarından yorulur. İçinde ukde kalan şeyler, zamanla insanın en ağır yükü hâline gelir.

Yazımı bitirirken sizlere toparlama mahiyetinde birkaç şey söylemek istiyorum:

Hiç kimse ama hiç kimse için hayatınızın değişmesine izin vermeyin. Ama bu demek değildir ki hayatınızda kimse olmasın. Demek istediğim; hayatınıza öyle insanlar alın ki, zamanı geldiğinde o insanın eksikliğini hissedin, varlığının kıymetini ise her daim bilin. İnsan, yanında huzur bulduğu ve yokluğunu derinden hissedeceği insanlarla yol aldığında hayat daha anlamlı bir hâl alır.

Hangi olay olursa olsun, size haz vermeyen ve size katkı sağlamayan durumlara dâhil olma zorunluluğunu hissetmeyin. Çünkü insanın en değerli sermayesi zamandır; onu herkese ve her şeye harcamamalıdır. Zaman, geri alınamayan en kıymetli hazinedir ve nasıl harcandığı, aslında nasıl bir hayat yaşandığını da belirler.

Ve son olarak, kendinize her zaman değer verin; kendinizi sevin ve yapmak istediğiniz ne varsa zamanında yapın. Unutmayın, her yaşın ayrı bir güzelliği olduğu gibi, yaşanması gereken olayların da kendi zamanında yaşanmasının ayrı bir değeri vardır. Bazı anlar vardır ki, yalnızca vaktinde yaşandığında anlam kazanır.

Çünkü bazı şeyler ertelendiğinde sadece zaman geçmez; insan, kendi içinden de bir parça kaybeder. Ve bazen kaybolan o parçayı, geçen zamanın hiçbir anında yeniden bulamaz.

“İnsan, çoğu zaman zamanı değil; zamanın içinde yavaş yavaş kaybettiği kendisini arar. Bulabilme ümidiyle yada bulamama ümidiyle.”

Yazıyı Paylaş:

Düşünceler

Yorumlar yükleniyor...

Okumaya Devam Et

7 Nisan 2026

Anlaşılmamak

Gerçekte ne istediğimizi bilmeden başkalarının hayatını sahiplenmek ve mutlak yalnızlığın içinde kendimizi yeniden diriltmek üzerine varoluşsal bir deneme.

11 Mayıs 2026

En Güzel Pastam: Yalnızlıktan Yaşama Dönüş

En güzel günümüzü hala yaşamamış olabiliriz.

10 Nisan 2026

Güvercinler De Ağlar Mı?

Bir sabah vakti gelen amansız bir mektubun ardından, bir kız çocuğunun babasına, ölüme ve dünyanın adaletine dair sessiz çığlığı.